SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Gizlilik şartları ve Telif Hakkı © 1998 GÜRSEL YAYINEVİ adına tüm hakları saklıdır. M.S.G.
GÜRSEL YAYINEVİ  1. Cadde Çetin Apt. 10/8 BAHÇELİEVLER ÇORUM ** TEL:90-542-362 20 78 **

Gürsel BÖREKCİ

 
Kanser ile kirliliğin sizce nedir?
Çevrenin Kanseri etkileyen sebebi var mıdır?
Hava kirliliğinin kanser oluşumu ile etkisi nedir
Çernobil Nükleer Kazasının; Karadeniz’de gözüken kanser artışının sebebi olabilir mi?
 

KANSER!

            İnsanların ilk tespit ettiği Amerika’nın keşfinde Sigaranın, Avrupalı kâşiflerin Kuzey Amerika’ya gidip, oranın yerli halkıyla barış çubuğu tüttürmesine kadar uzanan çok eski bir tarihçesi olsa gerek. 1761 tarihinde İngiliz Doktor John Hill, “Cautions Against the Immodetrate Use of Snuff” (Aşırı Enfiye ”tütün mamulü”  Kullanımına Dikkat) isimli ve tarihte bilinen ilk kanser için bilgi verse gerek.

                Kanser ile kirliliğin ilişkisi ise çok bariz gözükmektedir ki bu kirlilikler yiyecek kirliği ile içecek kirliliği, çevre kirliliği ile hava kirliliğinin etkisini olduğu gözle gözükecek kadar açıktır.

            Bilgilerimizi bileştirerek kanseri etkisinin artıran en önemli etkenlerin başında kirlilik ve hava kirliği ile bulunduğumuz yerin kirliğini gösterebilmemiz mümkündür. Ayrıca tükettiğimiz gıdaların ve içeceklerin de etkenlerin başında gelmektedir. Alkol ve tütün de bu maddelerin başında en büyük şüphelilerden birisidir.

             Konumuzun hava kirliliği ile ilişkisinin en büyük etken olduğu “Çernobil Nükleer Kazası” Karadeniz bölgesi ile İç Anadolu’nun kuzey kesimlerinin etkilenmiş olma ihtimali çok yüksektir. Çernobil faciası bilindiği gibi 26 Nisan’ın 1986 saat 01,24 meydana geldiğini duyduk. Kazanın sebebinin sonradan öğrendiklerimize göre zayıf korunan ve tedbirleri fazla ehemmiyet verilmeden bir “deney” sonucu bu santralinde olması “Yüz Yılın Felaketi”nin olmasına sebebiyet vermiş oldu. Bu felaket ile etrafa saçılan radyoaktif Japonya’ya atılan Atom Bombalarının yaklaşık 150-200 katı kadar olduğu söylendi.

            Okuduklarımızdan özümsediğimiz bilgilerde devam etmemiz bizim konumuz olan “Hava Kirliliği”nin de bu Çernobil felaketinin baş aktörlerinden birisi olan rüzgâr ile Kuzey Yarıkürenin pek çoğu radyoaktif kirlenmeye sebep olan bulutların yere akıttığı yağmurla topraklar da kirlenmiş oldu.

            Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Çernobil kazası sonucu 4 bin kişinin öldüğünü belirtiyor. Fakat http://www.sabah.com.tr/2006/04/18/gnd91.html Sabah gazetesi bu oranı 93.000 olarak veriyor.

            Ülkemiz de bu faciadan payını almış bulunmaktadır.   

O yılın hasat edilen çayı depolanmış, fakat önlem alınmadığında kaçak olarak bazı açıkgözler tarafında tüketime sürüldüğü o günkü basın haberlerinde okuduğumuz bilgiler arasındadır. Hatta bazı devlet büyükleri sayılacak kişilerin ”Ancak bir süre sonra resmi ağızlardan yapılan 'bir miktar radyasyon iyidir' türü açıklamalar,halkı yanlış bilgilendirme yönüne bili gidildi ve televizyonlarda halkın gözünün içine baka baka çaylar içildi”

Karadeniz’in en önemli üretilen ve birçok ailenin geçim kaynağı olan fındık dış pazarda satılamayıp ücretsiz dağıtımı yapılmıştır. Karadeniz bölgesinde yaşayanların kansere ne kadar yakalandığını ve etkilerini ise araştırmak bile istemedim. Gerekçesi ise bilgilerin doğruluğunu hangi kaynaktan bulacağımı ve ne kadar gerçekçi olduğunu aklıma bile getirmedim.