|
Mahmut Selim GÜRSEL
BİR KAÇ SORUNUN CEVABI
ÇEVREMİZDE NELER OLUYOR?
- Birkaç aydır grubun cevaplamadığı bir sorular dizinin ben
cevaplayayım dedim.
- Çevremiz; bizim yaşadığımız dar alandan çok
Dünyanın ve Atmosferin dışındaki faydalandığımız ve faydalanmadığımız
alanların tamamıdır. Bu alanların bizi tamamı ile ilgilendirmeyen hiçbir
yeri yoktur. Yaşadığımız gezegeni bilmemiz ve temiz tutmamız gerekli, ondan
bir şeyler alarak faydalandığımızda da gerektiği kadar ve kirletmeden
almalıyız.
- Dergimizde sorular sorulara gelince kendi
bilgilerimi sizlerle paylaşmak istiyorum:
- Birinci soruda sorulan “KUTUP AYISI İLE
HAVANIN İLİŞKİSİ SİZCE NEDİR?” sorusuna benim verebileceğim cevap şudur:
- “ Kutup bölgesinde yaşayan etobur
canlılardır. Ortalama 800 kilogramağırlığında ve boyları 2,5 metreye
erişebilen buzlarla kaplı bir yaşama alanında yaşadıkları, beyaz kalın
kürkleri olan canlılardır. Beslenme alanları da burada yaşayan canlılarla
olur. Havaların ılık gitmesi bence onların erken veya geç uyanmalarına etken
bir olgu olarak karşımıza çıkabilir. Bu erken uykudan uyanmaları da onların
beslenme ve üreme dengelerini bozabilir. Bu düzenin bozulması ile de onların
soylarının tükenmesi baş gösterebilir.
- Her canlının kendisine göre bir işlevinin
olduğu artık bilinmektedir. Bu işlevin ortadan kalkması ile diğer canlı
topluluklarında hızlı artışlar olabilir ve diğer canlıların alanlarına
tecavüz etme gibi bir olay meydana gelir. Nasıl insanlar olarak biz doğada
yaşayan canlılar olarak ormanları kesip yok ediyorsak, diğer yabani ortamı
parçalıyorsak Kutup ayılarının da yok olmaya havaların ısınması veya
soğuması ile ilgisinin bulunduğuna inanıyorum.
-
- İkinci soruda sorulan ”KÖMÜRLE ISINMA İLE DOĞAL GAZ ISINMA
ARASINDA NE KADAR OKSİJEN YAKMA FARKI VAR? “
- Bence yaşadığımız alanlarda oluşan hava kirliği oranı olarak
gösterilen ölçümler ve bilhassa o bölgede yaşayan hassas insanların
soludukları hava ile ölçülmelidir. Zaten bu konuyu araştırmak isteseniz de
detaylı avamın anlayacağı dilden yazılar bulmanız zordur.
- Benim yaşadığım yerde kömür yakılırken
havanın kirliğini ciğerlerimiz hisseder, kömür tozu zerrecikleri ise
burnumuzda ufakta olsa bir birikim meydana getirirdi.
- Burası doğal gaza dönüşünce sadece burnumuzdaki kömür tozu
birikimleri kalktı fakat soluk almamız yani oksijen miktarı oldukça
düştüğünü yaşlılarda hissetmektedirler. Hava akımının çok az olduğu
sokaklarda karbondioksit çoğunluğunu daha çok hisseder olduk. Zaten bu kömür
yakılmasının hava kirliğinden çok bazı para olaylarına dayandığını da
hepimiz bilmekteyiz. Öz kömür kaynaklarımızı kullanmamakta ısrarımız
bazıların dışarıdan getirdiği kömür ile ceplerini doldurdukları ve ülkemizin
dövizlerini kendi çıkarlarına da harcadıkları görüşündeyim.
- Üçüncü soruda sorulan “GÖKTEN ÇAMUR
YAĞDIĞINA ŞAHİT OLMUŞSUNUZDUR. BUNUN GEREKÇESİ SİZCE NEDİR?”
- Gökten gelen yağıştan önce Afrika’dan
rüzgarlar etkisi ile gelen toz zerreleri yağmurla adeta çamuru andıran
yağışlarla yer yüzüne inmektedir. Zaman zaman yaşlıların “Gökten başımıza
taş yağacak” dediklerini duyardık. Son 20 yıldır iklim değişikleri ve
meteorolojik etkenlerle Afrika’dan ithal sıcak hava, toz zerreleri, çöl
kumları gibi bizlerin iklimleri zedelediğimizin delili olan olaylara şahit
olmamız bunun işaretidir.
-
- Dördüncü soruda sorulan” HAVA KİRLİLİĞİ İLE
MEVSİMLERİN ALAKASI SİZCE VAR MI? ”
- Hava kirliği atmosferimizdeki kirliğin
belirti olarak önümüze gelmiş bir problemimizdir. Bu sıkıntıyı yaşayanlar
olarak bizler yaptık ve yapmaya devam etmekteyiz. Havanın mevsimle alakası
bilinen gerçektir. Dünyamızın yörüngesinde yaptığı eğilimler neticesinde
mevsimler meydana gelmektedir. Mevsimlerin Dünyanın yörüngesindeki
olaylardan başka havamızın kirliği ve diğer çevre kirlilikleri nedeni ile
mevsim dışı yağışlar, sel baskınları ve kimyevi atıklar olan yağışlar zaman
zaman gözükmektedir. Bunda yine bizlerin Dünyamızın akciğerleri olan bitki
ve ağaçları yom etmemizin büyük öneminin olduğun düşünmekteyim.
- Biz artık geldik geçiyoruz demeden ileriki
kuşaklara miras bırakacağımız yeşil kuşaklar ve temiz ve bol oksijenli bir
dünyayı yeniden kurmak için çalışmalar yapmalıyız.
|