SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Gizlilik şartları ve Telif Hakkı © 1998 GÜRSEL YAYINEVİ adına tüm hakları saklıdır. M.S.G.
GÜRSEL YAYINEVİ  1. Cadde Çetin Apt. 10/8 BAHÇELİEVLER ÇORUM ** TEL:90-542-362 20 78 **

Gürsel BÖREKCİ

GÜL
            Gül görünce aklıma ilk gelen Müslümanlığı tebliğ eden Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa S.A.V. gelir. O’nun amblemi yani; nişanesi gül dür. O gülleri "Seyyidül ezharül Cennet=Cennet çiçeklerinin ulusu" olarak nitelendirmiştir.
            Gül çok nazik bir çiçektir. Onun üzerine birçok şiirler, türküler, şarkılar, kasideler ve övgüler yazılmıştır. Bülbül’ü ona aşık olan bir kuş olarak yorumlanması ve dikenlerinin de olmasından dolayı çok güç elde edilen bir çiçek olarak gözükmektedir.
            Bir dize aklımdayken sizinle paylaşmak istedim. Zeki Müren çok sevdiği kendi eserini çok sık okurdu.
 
Usulü: Düyek
Makamı: Nihavent
Güfte: Zeki Müren
Beste: Zeki Müren
 
 
“Bülbül aşıkmış güle,
Gül naz eder bülbüle
Gel bana nazlı gülüm
Çektirme artık çile
 
Bülbül gülün gül bülbülün
Aşıkıyım bir sümbülün
Kalbimin nazlı goncası
Hayatim tatlı sevgilim
 
Sensin umidim neşem
Nasıl severim bilsen
Gel bana benim ol sen
Bitsin artik bu elem
 
Bülbül gülün gül bülbülün
Aşıkıyım bir sümbülün
Kalbimin nazlı goncası
Hayatım tatlı sevgilim”
            Gül”
            Türkçemizde gülün tarifi pek çok şekilde yapılmıştır. Bunlarla vaktinizi almak istemem. Gülden üretilen Gül Yağı, Gül Suyu”, “Gül Reçeli” sayabiliriz.
            Sınıflandırmasına gelince de: Yalın kanat, Yarım Katmerli, Katmerli, bodur,yüksek boylu,sarmaşık,yaban olarak sınıflayabiliriz.
 
SU KENARI BULUT VE GÜNEŞ ŞUASI
            Resmin bir su çevresinde çekildiği ve suyun gökten inmesine vesile olan bulutların arasında Dünyamıza hayat veren güneşin şualarının yansımasını gösteren bir anın sabitlenmesidir.
            Dünyamızın ve bizlerin en önemli yapı malzememiz suyun bizler için ne kadar önemli olduğunu her nedense hiç düşünmeyiz. Suyun hiç tükenmeyeceğini ve devamlı elde edileceğini zannetmemiz ne kadar yanlış.
            Artık gelecekte suyun önemi ülkeler bazında anlaşılmasına karşı bizim ülkemizin insanları bir mirasyedi havası ile bol bol suyu tüketmekte ve kirletmekteyiz. Acaba bizleri yetiştirirken söylenen sözleri ne kadar çabuk unuttuk?  “ Su gibi aziz ol !”
            Suyun kıymetini ülkemiz su yıl yaşadığımız kuraklıkta yaşadı. Acaba ders aldık mı? Bunu zaman gösterecek.
            Su için yazılacak pek çok şeyler var. Suyun arıtılması, kullanılması, paylaşımı, satışı, kirletilmesi v.b.
           
YANGIN VE ŞİMŞEK
            “Bir kıvılcım”, “bir elektrik kontağının”, “bir sigara izmaritinin”, bir kibritin” başlattığı kendi hatamızın mahsulü olan yangın afeti..
            Nelerimizi kaybettiğimiz bir yana ülke ekonomimize de zarar veren bir olay. Ufacık dikkatlerle olmayacak, çıkmayacak afetler.
            Birde; tabiatı ve çevreyi kirleten boyutları olan yangınlar var. Orman yangınları. Tundra yangınları, geniş Afrika otlaklarının yangınları var. Bunlarda da insan hataları olduğu kadar, tabiatın da yangınlara sebebiyet veren yıldırım ve şimşekler var.
            Neler yapabileceğimizi uzmanlarından öğrenmemiz ve uygulamamız gerekli işlemler var. Bizler ise öğrenmemekte yükümlüyüz. Öğreniyor muyuz? Hayır. İnatla ufacık önlemleri öğrenmemeye direniyoruz. Neden? Çünkü öğrenmeye, bilmeye ihtiyacımız yok ki!
 
ÇEVRE KİRLETEN
            Bir sanayinin havayı ve çevreyi kirlettiğinin resmidir. Ne gördüğümü sorarsanız gördüğümün ve fotoğrafı çekenin kişinin şahitliğinden dinleyelim:
            -Dergi dağıtmaya organize sanayi gidiyordum. Aylardan Aralık ayı başı! Virajı dönünce çok yoğun bir sis tabakası içine girdim. Allahtan yol gidiş geliş istikametli. Bir anlık şaşkınlıktan sonra, hızımı keserek yola devam etmeye çalıştım. İki üç yüz metre sonra ufuk açıldı. Hemen dörtlüleri yakarak arabayı sağa çektim ve bu resmi fotoğraf makinemle kaydettim. İki yüz metrelik şaşkınlık yaratan sis tabakası şeker fabrikasının duman ve buharından başkası değil. Fabrikanın göğe saldığı artıklar rüzgârın tesiri ile cadde de bir sis perdesi olarak yolu kullananların karşısına sissi bir tuzak olarak çıkmıştı.
            Bu anlatının arkasından o gün o mahalde trafik kazasının olmaması bir mucize ve yolun gidiş geliş istikametli çift yön olmasına yormuştuk.
            Ufacık faydalar için yaptığımız yatırımların, araştırılmadan yapılaşması bizim insanımıza has bir tarz olsa gerek.